Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
Variation climatique
have expectation
blepharosphincterectom
tatooing
screen story
pilot exciter
phreakers
weighting system
Gongs
cement copper
pothers
back of
chuuk monarch
salvage pump
Eurosceptics
Air-Entraining Agent
NMOS-Chip
spacing washers
fixed-comb hive
bernoulli theorem
Pleiades
quadrilaterals
Cysticercosis
hearing capacity
corte accidental
you should
Geçmiş
Cümleler
"you should"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 126 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
İfadeler
1
İfadeler
that should tell you something
expr.
buradan anla
Atasözü
2
Atasözü
do unto others as you would they should do unto you
sana yapılmasını istmediğini, bir başkasına yapma
3
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
bir kişiyi iyice tanımadan işlerine karışma
4
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
iyi tanımadığın kişilerin işlerine burnunu sokma
5
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
başkasının işine karışma
6
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
tanımadığın insanların işine burnunu sokma
7
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
başkasının işine burnunu sokma
8
Atasözü
you should know a man seven years before you stir his fire
tanımadığın insanlara temkinli yaklaş
Konuşma Dili
9
Konuşma Dili
don't let the doorknob hit you where the dog should have bit you
expr.
gözüm görmesin
10
Konuşma Dili
don't let the doorknob hit you where the dog should have bit you
expr.
hemen çık git
11
Konuşma Dili
don't let the doorknob hit you where the dog should have bit you
expr.
derhal burayı terk et
12
Konuşma Dili
don't let the doorknob hit you where the dog should have bit you
expr.
defol git
13
Konuşma Dili
don't let the doorknob hit you where the dog should have bit you
expr.
kapı dışarı edilmeden çık git
14
Konuşma Dili
you should excuse the expression
expr.
sürç-i lisan ettiysek/edersek affola
15
Konuşma Dili
you should excuse the expression
expr.
affınıza sığınarak
16
Konuşma Dili
you should excuse the expression
expr.
teşbihte hata olmasın
17
Konuşma Dili
you should pardon the expression
expr.
affına sığınarak
18
Konuşma Dili
you should pardon the expression
expr.
deyim yerindeyse
19
Konuşma Dili
you should pardon the expression
expr.
teşbihte hata olmasın
20
Konuşma Dili
you should worry!
expr.
endişe etmelisin!
21
Konuşma Dili
ysk (you should know)
expr.
bilmelisin
Deyim
22
Deyim
talk about things that you should keep secret
f.
ağzı gevşek olmak
23
Deyim
talk about things that you should keep secret
f.
boşboğaz olmak
24
Deyim
no better than you should (or ought to) be
s.
(daha çok kadın için) kötü yola girmiş/kötü yola düşmüş
25
Deyim
no better than you should (or ought to) be
s.
(daha çok kadın için) terbiyesiz/iyi terbiye almamış
26
Deyim
no better than you should (or ought to) be
s.
(daha çok kadın için) edepsiz/utanmaz
27
Deyim
no better than you should (or ought to) be
s.
(daha çok kadın için) ahlaksız/bayağı/seviyesiz
Konuşma
28
Konuşma
you should obtain
expr.
edinmelisin
29
Konuşma
you should be informed!
expr.
haberin olsun!
30
Konuşma
you should know!
expr.
haberin olsun!
31
Konuşma
what should I say to convince you?
expr.
ne desem inanırsın?
32
Konuşma
you should take off your shoes outside
expr.
ayakkabılarını dışarıda çıkarmalısın
33
Konuşma
you should rest
expr.
dinlenmelisin
34
Konuşma
you should keep trying
expr.
denemeye devam etmelisin
35
Konuşma
you should be healthy
expr.
sağlıklı olman lazım
36
Konuşma
you should study harder
expr.
daha fazla çalışmalısın
37
Konuşma
you should give me a chance
expr.
bana şans vermelisin
38
Konuşma
you should do this
expr.
bunu yapmalısın
39
Konuşma
you should understand me
expr.
beni anlamalısın
40
Konuşma
what should I say to convince you?
expr.
seni ikna etmek için ne söylemeliyim?
41
Konuşma
you should wash your hands
expr.
ellerini yıkamalısın
42
Konuşma
you should wash your hands
expr.
ellerinizi yıkamalısınız
43
Konuşma
I should have told you that
expr.
bunu sana söylemem gerekirdi
44
Konuşma
I thought you should see this
expr.
bunu görmeniz gerektiğini düşündüm
45
Konuşma
you should come
expr.
gelmelisin
46
Konuşma
there's something you should know
expr.
bilmen gereken bir şey var
47
Konuşma
you should meet him
expr.
onunla tanışmalısın
48
Konuşma
what do you think I should do?
expr.
sence ne yapmalıyım?
49
Konuşma
maybe you should talk to him
expr.
belki de onunla konuşmalısın
50
Konuşma
you should make more of an effort to fit in
expr.
buraya uyum sağlamak için daha çok çabalamalısın
51
Konuşma
you should be proud of yourself
expr.
kendinle gurur duymalısın
52
Konuşma
you should get to work
expr.
işinin başına dönmelisin
53
Konuşma
I should warn you
expr.
sizi uyarmalıyım
54
Konuşma
you should get some rest
expr.
biraz dinlenmelisin
55
Konuşma
you should get some rest
expr.
biraz dinlenmelisiniz
56
Konuşma
you should call me anytime
expr.
beni ne zaman istersen arayabilirsin
57
Konuşma
you should not drive fast here
expr.
burada hızlı sürmemelisin
58
Konuşma
you should consider that
expr.
bunu hesaba katmalısınız
59
Konuşma
I think I should tell you something
expr.
sanırım sana bir şey söylemeliyim
60
Konuşma
you should not die because of me
expr.
benim yüzümden ölmemelisin
61
Konuşma
you should not die because of me
expr.
benim yüzümden ölmemelisiniz
62
Konuşma
you should see them
expr.
onları görmelisin
63
Konuşma
you should be so lucky!
expr.
çok şanslı olmalısın!
64
Konuşma
you should be ashamed
expr.
kendinden utanmalısın
65
Konuşma
you should be ashamed
expr.
kendinizden utanmalısınız
66
Konuşma
you should listen to me
expr.
beni dinlemelisin
67
Konuşma
you should take off your shoes before you enter the house
expr.
evinize girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekir
68
Konuşma
you should talk
expr.
(şu) söyleyene bak!
69
Konuşma
you should talk
expr.
(bunu) sen mi söylüyorsun?
70
Konuşma
we should not have given you this job
expr.
bu işi sana vermemeliydik
71
Konuşma
you should have seen your face
expr.
yüzünün aldığı ifadeyi görmeliydin
72
Konuşma
you should not worry so much
expr.
çok endişelenmemelisin
73
Konuşma
you should figure out a way to pay him his money
expr.
ona, parasını ödemenin bir yolunu bulmalısın
74
Konuşma
you should know (that)
expr.
bilmelisiniz ki
75
Konuşma
you should try
expr.
denemelisin
76
Konuşma
you should be ashamed of yourself
expr.
kendinden utanmalısın
77
Konuşma
you should see a dentist
expr.
bir diş hekimine görünmelisin
78
Konuşma
you should see a dentist
expr.
bir diş hekimine gitmelisin
79
Konuşma
you should see a dentist
expr.
bir diş doktoruna görünmelisin
80
Konuşma
what should I say to convince you?
expr.
seni ikna etmek için ne söylemeliyim?
81
Konuşma
how do you think I should do it?
expr.
sence nasıl yapmalıyım?
82
Konuşma
you should eat little
expr.
sen az yemelisin
83
Konuşma
you should eat less than 2000 calories a day
expr.
günde 2000 kaloriden daha az yemelisin
84
Konuşma
why should I help you?
expr.
sana neden yardım edeyim?
85
Konuşma
why should I help you?
expr.
size niye yardım edeyim ki?
86
Konuşma
why should I help you?
expr.
size neden yardım edeyim?
87
Konuşma
why should I help you?
expr.
sana niye yardım edeyim ki?
88
Konuşma
he should have told you
expr.
sana söylemesi lazımdı
89
Konuşma
he should have told you
expr.
sana söylemeliydi
90
Konuşma
he should have told you
expr.
sana söylemesi gerekiyordu
91
Konuşma
he should have told you
expr.
onun sana söylemiş olması gerekirdi
92
Konuşma
why should I hire you?
expr.
neden seni işe alayım ki?
93
Konuşma
is that what you should do?
expr.
yapman gereken bu mu?
94
Konuşma
I think you should watch
expr.
bence izlemelisin
95
Konuşma
I think you should watch
expr.
bence seyretmelisin
96
Konuşma
you should take a painkiller
expr.
ağrı kesici almalısın
97
Konuşma
I think you should see a psychiatrist
expr.
bence psikiyatriste görünmelisin
98
Konuşma
you should try again
expr.
tekrar denemelisin
99
Konuşma
you should try again
expr.
bir daha denemelisin
100
Konuşma
you should try again
expr.
yeniden denemelisin
101
Konuşma
you should have seen me back in the day
expr.
sen beni eskiden görecektin
102
Konuşma
you should go on holiday
expr.
tatile çıkmalısın
103
Konuşma
you should fasten your seatbelt when you drive
expr.
araba sürerken emniyet kemerini takmalısın
104
Konuşma
you should get over it
expr.
bundan kurtulmalısın
105
Konuşma
you should have stopped
expr.
durmalıydın
106
Konuşma
you should go outside and get some fresh air
expr.
dışarı çıkıp hava almalısın
107
Konuşma
I think you should try it
expr.
bence bunu bir denemelisin
108
Konuşma
I think you should give it a try
expr.
bence bunu bir denemelisin
109
Konuşma
you should not smoke
expr.
sigara içmemelisin
110
Konuşma
It's not something you should talk about in polite company
expr.
bu konu yabancılarlayken konuşacağın bir konu değil
111
Konuşma
It's not something you should talk about in polite company
expr.
bu konuyu yabancıların yanında konuşmamalısın
112
Konuşma
It's not something you should talk about in polite company
expr.
bu konuyu tanımadığın insanların yanında konuşmamalısın
113
Konuşma
you should go to the hairdresser
expr.
kuaföre gitmelisin
114
Konuşma
you should come and watch it
expr.
gelip izlemelisin
115
Konuşma
you should keep your body warm
expr.
vücudunu sıcak tutmalısın
116
Konuşma
you should eat
expr.
yemek yemelisin
117
Konuşma
you should be here
expr.
burada olmalısın
118
Konuşma
you should do sports
expr.
spor yapmalısın
119
Konuşma
you should be careful
expr.
dikkatli olmalısın
120
Konuşma
he should listen to you so nothing unfortunate happens
expr.
sözünü dinlesin ki ters bir durum doğmasın
121
Konuşma
he should listen to you so nothing unfortunate happens
expr.
lafını dinlesin ki ters bir durum doğmasın
122
Konuşma
he should give us the girl or he'll end up like you
expr.
kızı versin yoksa onun sonu da senin gibi olacak
123
Konuşma
you should get yourself a quiet life
expr.
kendine sakin bir hayat kurmalısın
124
Konuşma
you should know that
expr.
bunu böyle bilmelisin
125
Konuşma
you should know that
expr.
bunu da böyle bilesin
126
Konuşma
I should've never come to you
expr.
sana hiç gelmemeliydim
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of you should
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy